İslam Tarihi
İSLÂMIN DOĞUŞU SIRASINDA DÜNYA'NIN GENEL DU­RUMU
A) ASYADAKİ GÜÇLER
1) BİZANS: Yakındoğu'da etkinliği olan Bi­zans; Hristiyan­lığın Ortodoks mezhebindendir. Bizans kültürünün oluşu­munda; Roma, Grek kültürlerinin ve Hristiyanlığın büyük payı vardır. Bi­zans; Suriye, Kudüs, Filistin, Mısır ve Anadolu'da siyasi bir nü­fuza sahiptir. Bu bölgeler üzerinde, Bizans, Sasani­lerle rekabet halin­dedir. Ortadoğu bölü­münde Bizans'a bağlı ya­şayan Hristi­yan­lar; kendi mezhep ve kiliselerini kur­muşlardır. (Monofizit mez­hebi)

2) SASANİLER: İran'da kuruldular. Zerdüştlük (Mecusilik) dinine inandılar.

3) II. GÖKTÜRKLER: İslâmiyet'in doğuşu sırasında Orta Asya'da bulunan siyasî güç II. Göktürklerdir.

4) ÇİN: İslâmiyet'in doğuşu sırasında Çin'de üç ayrı din egemendi: Konfüçyüslük, Tao ve Budizm.

5) HİNDİSTAN: Etnik ve kültürel bakımdan çeşitlilik göste­ren bir ülke olan Hindistan birçok dinin de çıkış yeridir. (Hinduizm, Veda ve Budizm) Hindistan'da sosyal sınıflaşmanın olması (kast) sosyal ve siyasal birliğin kurulmasını da engelle­miştir. Kast sisteminde kişinin kendi kastını seçme hakkı yoktur.
Kast, aynı işle uğraşan, atadan miras kalan hakları, vazife­leri ve gelenekleri ile birbirine sımsıkı bağlanan insanlar grubu­dur. Kişinin kendi kastını seçme özgürlüğü yoktur. Doğuştan kast bel­lidir. Kısaca kast atadan gelen haklardır.

UYARI:
Tarihin en eski devirlerden beri Hindistan'da çeşitli ırk, renk, dil ve kültürden insanlar bir arada yaşamışlar ve bu yapılanmanın do­ğal sonucu olarak da Hindistan­'da kültürel bir birlik sağlana­mamıştır.


UYARI:
Tarih boyunca çeşitli göç­lere sahne olan Hindistan'da hiçbir zaman hakiki bir birlik ku­rulamamış, dolayısıyla ortak bir tarih de oluşmamıştır. (Ortak bir tarihîn (milli) olu­şamamasının nedeninin, ulusal birliğin ku­rulamamış olmasına bağlı ol­duğu görülmüştür.)


6) JAPONYA: Japonyadaki dinsel yapılanmada Çin ve Hindistan'ın etkisi vardır. Japonya'da Konfüçyüsçülük, Tao ve Budizm'in yanında yerli din olarak Şintoizm dini de vardır.
ÖRNEK

Tarihin en eski devirlerinden beri Hin­distan'da çeşitli ırk, renk dil ve kültürler­den insanlar yaşamıştır.
Sadece bu bilgiler aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Sosyal birliğin olmadığı
B) Milli birliğin sağlandığı
C) Kültürel birliğin sağlanamadığı
D) Ortak bir tarihîn oluşmadığı
E) Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı


ÇÖZÜM:
Soru cümlesinde Hindistan'da ırk ve dil çeşitliliğinden söz edilmiştir. Irk ve dil farklı­lığı aynı zamanda kültür ve ulus farklılığının da var olduğunun kanıtıdır.
Çeldiricileri irdelediğimizde,
A) Irk ve dil farklılığının olduğu bir top­lumda sosyal bütünlüğün sağlanması mümkün değildir
B) Yine dil farklılığının yaşandığı bir toplumda ulusal birlikten söz edilemez.
C) Kültürel birlik kurulamaz.
D) Dil'de ırkta farklılaşmanın olduğu bir toplumda duygu birliğinden söz edilemez buna paralel olarak ortak bir geçmişten de bahsedilemez.
E) Farklı dil, ırk ve renklerin karışı­mın­dan söz edildiğine göre farklı kültürler bir arada yaşıyor demektir.
Cevap B' dir.
B) AVRUPADAKİ GÜÇLER
Avrupa'nın sosyal, siyasal, ekonomik ve dinsel yapısında önemli değişime yol açan ge­lişme kavimler göçü olmuştur.
* Galya'da (bugünkü Fransa'da) Franklar - Burguntlar.
* İspanya'da, Vizigotlar
* İtalya'da, Ostrogotlar
* Afrika'da da, Vandallar
* Balkanlarda ise Avarlar vardır.

C) İSLÂMİYETİN DO⁄UŞU SIRA­SINDA ARAP YARI­MA­DASI'NIN DU­RUMU
1. Araplar arasında Siyasi birlik yok, kabilecilik anlayışı egemen, kan dava­ları yaygındır.
2. Kabilecilikte esas olan kan bağıdır.
3. Secere veya soy ilmi gelişmiştir. (Kabilecilik anlayışı ile ilgilidir)
4. Göçebe yaşayanlara Bedevî adı veri­lir. Ay önemlidir. Yerleşik yaşayanlar (Medenî) tarımla uğraşırlar. Bun­lar için de Güneş önem­lidir.
5. Ticaret önemlidir. (Şam ve Hicaz ti­caret yolu)
6. Haram aylarda, kan davalarına dayalı savaşlar yapıl­maz. Kabe'nin etrafında Tanrılar (putlar) adına şenlik­ler yapı­lırdı.
7. En yaygın inanç putperestliktir. Putlar Kabe'de bulu­nur. En önemlileri Hubel, Lat, Menat ve Uzza'dır. Bunların dışında Hristi­yanlık, Mecusilik ve Haniflik gibi inançlar da vardır.
8. Erkek nüfusa büyük değer verilirdi (Kabilecilik ve - as­ker­lik anlayışının bu yapılanmada önemli bir etkisi vardır.).
9. Edebiyat ve şiir sanatı gelişmiştir. Tarih yazıcılığı ge­lişmemiştir.
10. İslâmiyet öncesi Arapların bu yaşam­larına Cahiliye Devri denir. Bölgede üstün­lük mücadelesi veren Bi­zans ve Sa­sanilerdir.
Arapların Ceziret'ül Arap dedikleri Arap Yarımadası Asya kıtasının güneyindeki üç yarımadadan en batıdaki ve en büyüğü­dür.

UYARI:
Bu bölge, Uzak Doğu (Hindistan - Çin) ve Afrika ül­keleriyle, Akdeniz ülkeleri arasındaki ticarette bir köprü görevi yapmıştır.


EK BİLGİ:
Güneyde Yemen'den başla­yıp Kuzey'de Akabe'ye ve bura­dan Suriye ve Mısır'a ulaşan yola Hicaz Ticaret Yolu denir.


ÖRNEK

İslâmiyet'i kabul eden Arap olmayan milletler de dinlerinin kutsal kitabını okuya­bilmek için Arap alfabesini öğrenmeye başla­dılar. Bu gelişmenin en önemli sonucu aşa­ğıdakilerden hangisidir?

A) Arapça bilim dili haline gelmiştir.
B) Arapça milletlerarası bir boyut ka­zanmıştır.
C) Batı dünyası bilim eserlerini Arapça­'dan tercüme etmişlerdir.
D) Arap Kur'an dili haline gelmiştir.
E) Toplumlarda Araplaşma başlamış­tır.

ÇÖZÜM:
ÖSS özelliğindeki soruların çözümünde verilen pargrafın iyi anlaşılması sorunun çö­zümündeki en büyük anahtardır.
Paragraftaki verilere baktığımızda İs­lâmı kabul eden Arap olmayan toplumlar Kut­sal Kitap'ı okuyabilmek için Arap alfabe­sini öğrenmeye başladılar.
Arap olmayan toplumlar (farklı millet­ler) Kutsal Kitabın dili olan Arapçayı öğren­dik­lerine göre, Arap dili Arap olmayan top­lum­larda da bilinir hale gelmiş ve ge­niş bir coğrafyaya yayılmıştır. Böylece Arapça mil­letler arası bir boyut kazanmıştır.
Cevap B' dir.

ÖRNEK
örnek
İslâmiyet'in doğuşu sırasında Avrupa'­ nın siyasî yapısı ile ilgili verilen bilgi­lerden hangisi doğru değildir?
A) Macaristan'da Avar Türk Devleti ku­rulmuştur.
B) İtalya'da Ostrogotlar hakimdir.
C) İspanya'da Vizigot krallığı kurul­muş­tur.
D) Belçika'da Franklar egemendir.
E) Fransa'da Vandal krallığı kurulmuş­tur.

ÇÖZÜM:
Avrupa'nın bu yapılanmasına neden olan tarihî olay kavimler göçü olmuştur.
A, B, C, D şıklarında verilenler doğru­dur. E şıkkında Fransa'da Franklar veya Bur­guntlar vardır. Vandallar, Afrika'da ya­şamış­lardır.
Cevap E'dir.

Halk: Arap Yarımadası Sami ırkının anavatanıdır. Burada yaşayan Araplar iki ana kola ayrılmıştır:
* Güney Arapları (Kahtaniler
* Kuzey Arapları (Adnaniler)

EK BİLGİ:
Güney Arapları Yemenliler olup, tarım ve ticaretle uğra­şıyor­lardı. (Yerleşik hayat sü­rüyorlardı)
Kuzey Arapları; Nebatiler, Tedmürlüler, Necidliler ve Hicazlılardı.


YORUM:
Kuzey ve Güney arasındaki bu farklı yaşam, Arabis­tan'ın tarihî gelişiminde iki farklı kültü­rün doğ­masına neden olmuştur.


UYARI:
Hicaz bölgesi; Mekke, Medine ve Taif'ten oluşmaktadır.



UYARI:
Bedevîlerin (Göçebelerin) gök cisimlerine dair inançları, ışı­ğında sürüle­rini otlattıkları Ay üzerinde yoğunlaşmıştır. Ay'a tapma çoban bir topluma işaret eder­ken, Güneş'e tapma, bir tarım (yerleşik -medenî) topluma işaret eder.


YORUM:
Arap toplumunda sosyal hayat yerleşik -medenî ve göçebe - bedevî olmak üzere iki şekilde devam etmiştir.


UYARI:
Bedevî toplumunun temeli kabile teşkilatına dayanıyordu. Bu teşkilatta her çadır bir aile yi temsil eder.
Çadırlar topluluğu bir hayy ı meydana getirir. Hayy bütün üyeleri ile bir Kavim'i oluştururdu.
Birkaç akraba Kavim bir araya gele­rek Kabile yi oluştu­rurdu.


YORUM:
* Kabile teşkilatında ister gerçek isterse varsayım ol­sun kan akrabalığı en önemli birleştirici unsur olmuştur.
* Araplardaki bu sosyal ve siyasal teşkilatlanma, Orta Asya'­ daki Türklerin sosyal yapılanmasıyla metodik olarak benzerlik gös­terir.


EK BİLGİ:
Araplarda aile - hayy - kavim - kabile yapılanmasının Türk­lerdeki aile - oba - oy­mak - boy - budun yapılanmasına benzediği gö­rülmek­tedir.

ÖRNEK

Araplar'da Kabilecilik anlayışı hakimdi. Kabile, şeyh unvanı verilen birisi tarafın­dan idare ve temsil edilirdi. Ancak şeyh hu­kuki, askerî ve idari konularda mutlak otorite sahibi değildi. Kabileyi oluşturan aile başkan­larının teşkil ettiği meclisin kararlarını uygu­layan birisi idi. Şeyh her konuda onlara danı­şırdı.
Bu bilgiden aşağıdakilerden hangisi çı­karılamaz?
A) Şeyh'in yetkileri sınırlandırılmıştır.
B) Demokratik bir yapı vardır.
C) Şeyh, aynı zamanda meclisin aldığı kararları yürütmekle yetkilidir.
D) Şeyh kabilelerin başkanıdır.
E) Kabileyi temsil eden Şeyh her ko­nuda serbest hareket etmektedir.

ÇÖZÜM:
Paragraftan çıkarılamayacak yargıyı bulmamız istenmektedir. Çeldiricileri inceledi­ğimizde:
A) Şeyhin yetkileri sınırlandırılmıştır. Bu şıkka yönelik bilgi Şeyh her ko­nuda on­lara danışırdı cümlesidir.
B) Demokratik bir yapı vardır. Bu şıkka yönelik ifade ise .....Meclisin aldığı karar­ları yürütmekle ..... cümlesi­dir.
C) Şeyh meclisin kararlarının uygula­yı­cısıdır.
D) Şeyh kabilelerin temsili başkanıdır. Buna yönelik ifade ...... Kabile Şeyh unvanı verilen birisi tarafın­dan....
E) Şeyh her konuda serbest hareket edemez. Meclis kararlarına uymak zorunluluğu vardır. Bu çeldirici pa­ragraftaki verilerle ör­tüşmemektedir.
Cevap E' dir.
İLK DÖRT MÜSLÜMAN
Bu tablo İslâmiyet'in bütün sınıflara aynı mesafede ol­du­ğunu göstermesi bakımın­dan önemlidir. Hz. Ebubekir Mekke'nin önde gelenlerinden biriyken Hz. Zeyd bir köledir. İlk göç Habeşis­tan'a yapıldı. Hz. Muhammed Medinelilerle Akabe görüşmelerini yaptı. Bu görüşme sonucunda bir grup Medi­neli İslâmı kabul etti­. Hz. Muhammed'i Medine­'ye davet ettiler. Hz. Muhammed 622'de Mekke'­den Medine'ye hicret etti.

HİCRET'İN ÖNEMİ VE SONUÇLARI
1. İslâm İnkılâbı'nın başlangıcı oldu ve İslâm devletinin te­melleri atıldı.
2. Müslümanlar daha özgür bir ortama kavuştular. İslâmi­yet'in yayılması hızlandı.
3. Hicret, Hicrî takvimin başlangıcı ka­bul edildi (Hicretin kültürel sonucu).
4. Müslümanlar arasında sosyal daya­nışmanın örnekleri verilmiştir (Ensar - Muha­cir dayanışması).

MEDİNE DEVRİ OLAYLARI
1. BEDİR SAVAŞI (624)
SEBEBİ: Müslümanların Mekke'de kalan mallarına karşılık Şam kervanlarını ele geçirmek istemesi, Müşriklerin ise kervan­la­rın güvenliğini sağlamak istemesi üzerine çıktı.
ÖNEMİ VE SONUÇLARI
1. Müslümanların nitelik ve nicelik bakımından en büyük zaferleridir.
2. Müslümanların arasında birlik ve beraberlik güçlendi. Peygambere olan güven arttı.
3. Esirler ve ganimetler konusundaki uygulamalar bun­dan sonrakilere örnek olmuştur. (İslâm Devleti'nde Sa­vaş hukukunun oluşması)

2. UHUD SAVAŞI (625)
Bedr Savaşı'nın intikamını almak için Müşrikler saldırıya geçtiler. İki devreli bir savaştır. Bedir Savaşı'na göre Müslüman­lar ziyandadır. Askerî disiplinsizliğin yaşandığı ilk olaydır. (Okçuların yerlerini terk et­mesi.).

3. HENDEK SAVAŞI (627)
Müşriklerin Müslümanlar üzerine son saldırılarıdır. Selmanı Farisi­'nin teklifi üzerine şehrin bazı bölgeleri hendekle çevrildi. Müşrik­ler sonuç alamadan geriye döndüler.

NOT:
Müslümanların son savunma savaşıdır. Bundan sonra Müs­lü­manlar taarruza, Müşrikler ise savunmaya geçeceklerdir. Yani as­kerî dengeler Müslüman­ların­ lehine değiş­miştir.

ÖRNEK

İslâm devletinin ilk ve mahiyet itibariyle en önemli zaferidir. Müslümanların birbirine olan bağlılıkları artmıştır. Hz. Muhammed'e olan inanç da güçlenmiştir.
Yukarıda sözü edilen başarı hangisi­dir?
A) Uhud Savaşı
B) Bedir Savaşı
C) Hendek Savaşı
D) Tebük Seferi
E) Sevik Gazvesi
ÇÖZÜM:
Hicretten sonra Müslümanların ilk bü­yük başarısı Bedir Savaşı'dır. Bu başarı Müs­lü­manların Peygambere ve kendilerine olan gü­veni ve bağlılığını güçlendirmiştir.
Cevap B'dir.
UYARI:
Türk tarihînde strateji olarak Hendek Savaşı ile;;
- Miryokefalon Savaşı
- II. Kosava Savaşı
- Sa­karya Meydan Savaşı
benzerlikler göste­rir.


4. HUDEYBİYE BARIŞI (628)
Hendek başarısından sonra Müslümanlar Kabe'yi ziyaret etmek istemişler, Müşrikler engel olunca antlaşma yapılmıştır.
ÖNEMİ:
1. Müşrikler Müslümanların siyasî varlıklarını resmen ta­nıdı­lar.
2. Başlangıçta Müslümanların aleyhine olan bazı kararlar daha sonra Müslümanların lehine sonuç vermiştir.

YORUM:
Bu da Hz. Muhammed'in ileri görüşlülüğünü göstermektedir.

3. Hudeybiye Barışı'nın siyasî sonuç­ları açısından yo­rum­ladığımızda Müslümanla­rın bir başarısı olarak gö­rülür.

HAYBER KALESİ'NİN FETHİ (629)
Yahudilerle yapılan bir mücadeledir. Amaç Müslümanların Şam ticaret yolunun hakimiyetini ele geçirmek istemesidir. Müs­lü­man­lar kazandılar.
ÖNEMİ:
1. Şam ticaret yolunun güvenliği sağ­landı.
2. Mekke'nin Fethine zemin hazırlandı.

MUTE SAVAŞI (629)
Bizans (Hristiyanlarla) Gassani Arap­ları ile Müslümanlar arasında yapılmıştır.

SEBEBİ: Gassani Araplarının Müs­lüman keşif kolla­rına saldırması üzerine yapı­lan bir mücadeledir. Müslümanlar bu sa­vaşta önemli komutanlarını kaybetti. Hz. Muhammed'in katıl­ma­dığı tek seferdir.

MEKKE'NİN FETHİ (630)
SEBEPLERİ:
1. Mekke'nin jeopolitik ve dinsel ko­numu
2. İslâmiyetin yayılmasında önemli bir engel teşkil etmesi
3. Arap Yarımadası'nın merkezi durumunda bulunması
Mekke alındı. Buradan kaçanlar Huneyn ve Taif'de toplan­dı­lar. Aynı yıl Huneyn alındı. Taif, bağlılığını bildirdi.

SONUÇLARI
1. Arap Yarımadası'nın merkezi ele ge­çirildi. İslâmiyet ya­rımadanın en güçlü dini haline geldi.
2. Müslümanlar ibadet serbestliği ka­zandılar. (Hac)
3. Hicaz bölgesinin fethi tamamlandı. (Mekke, Medine, Taif)

TEBÜK SEFERİ (631)
Bizans'ın Kabe'yi basacağı haberi üzerine İslâm orduları Su­riye'ye doğru sefere çıktı. Haberin yalan olduğu anlaşıldı ve geri dö­nüldü. Hz. Muhammed'in son seferidir. Bu sefer sırasında ilk defa Karantina sistemi uygulanmıştır (Kitle sağlığına verilen önem öncelikle değerlendirilmiştir.).


VEDA HACCI (HUTBESİ) (632)
Hz. Muhammed'in son haccıdır. Bu hacda Kur'an ve ha­dise bağlı kalındığı sürece eski dine dönülmeyeceği, insanla­rın birlik ve bütünlüklerinin bozulmayacağı vurgulanmıştır. İn­sanlar ara­sında ayrım olmadığı, kadınların erkekler üzerinde, erkek­lerin de kadınlar üzerinde hakları bulunduğu belirtilmiştir.

UYARI:
Hudeybiye Antlaşması ile benzer sonuç­lar doğuran Türk tari­hindeki olaylar:
- İstanbul Hükümeti'nin Amasya Gö­rüşmesi ile Temsil Heye­ti'ni tanıması
- İtilâf Devletlerinin Lon­dra Konferan­sı­'na TBMM'yi da­vet etmeleri ve tanımaları­dır.
YORUM:
Bu gelişmeler uluslara­rası alandaki et­kinliklerin art­masına zemin hazırlamıştır..


ÖRNEK

Hz. Muhammed'in iyi bir diplomat ve aynı zamanda da uzak görüşlülüğünü de gösteren olay aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bedir Savaşı B) Uhut Savaşı
C) Hudeybiye Antlaşması D) Hendek Savaşı
E) Mekke'nin Fethi

ÇÖZÜM:
Soru köküne baktığımızda bir diplomasi­den söz edilmektedir.
A, B, D ve E çeldiricileri diplomatik bir du­rum değil, askerî birer gelişmedir.
Hudeybiye Antlaşması ise diplomatik bir olaydır.
Uzak görüşlülüğü konusu ise Hudeybiye Antlaşması'nın bazı maddeleri başlangıçta Müslümanların aleyhine gibi görünmesi, an­cak süreç içinde Müslümanların lehine son­uç vermesidir.
Cevap C'dir.

ÖRNEK

İslâm öncesi Arabistan'da şehir ve köy­lerde yaşayan Araplarda Güneş'e bağlılık, göçebe Araplarda ise Ay'a bağlılık kültürü gelişmiş idi.
Bu duruma bakarak aşağıdaki yargı­lardan hangisine ulaşılabilir?
A) İnsanların inançlarını çabuk değiş­tirdiği
B) Araplar arasında siyasî birliğin bu­lunmadığı
C) Yaşama tarzının inançların oluşma­sında etkili olduğu
D) Yerleşik hayatta medenîleşme süre­cinin hızlılığı
E) İlahi dinlerin puta tapıcılığı yasak­ladığı

ÇÖZÜM:
Bilgi veren paragrafa baktığımızda şe­hir-yerleşik, köy- göçebe - hayvancılık Ay ve Gü­neş değerleri üzerinde durulmuş ve ilişki­leri ifade edilmiştir. Yerleşik yaşayanlar da Gü­neş, göçebe yaşayanlarda ise Ay önemli görülmüştür. Yerleşik ve göçebe bir yaşam çizgisi olduğuna göre, yaşam şeklinin inanç­ların oluşumunda etkisi vardır sonucuna ula­şılabilir.
Cevap C'dir.


DÖRT HALİFE DEVRİ (632-661) (HÜLÂFÂ-İ RAŞİDİN)
A. Hz. Ebubekir ® Kuruluş (632 - 634)
B. Hz. Ömer ® Yükselme (634- 644)
C. Hz. Osman ® Duraklama (644-656)
D. Hz. Ali ® Çöküş (656-661)

A) Hz. EBUBEKİR DÖNEMİ (632-634 )
* Müslümanlar arasında birlik ve bütünlüğü sağladı. Yermük Savaşı'nda Bizans yenildi. Suriye'nin fethine başlandı.
* Hafız sayısında azalmalar olması üzerine Kur'an-ı Kerim kitap haline getirildi.
* Zekât vermeyenlerden zekât alındı.
Yalancı Peygamberlerle uğraşıldı. (Ridde olayları)
B) Hz. ÖMER DÖNEMİ (634-644 )
* Ecnadeyn Savaşı ile Suriye'nin fethi ta­mamlandı.
* Köprü Savaşı'nda İslâm orduları Sasani­lere yenildi.
* Kadisiye Savaşı'nda Irak, Nihavent ve Ca­lûla Sava­şında İran alındı (İran'ın alınmasıyla Türkler ilk kom­şuluk ilişki­leri başlamıştır.).
Mısır, Filistin , Kudüs, Azerbaycan alındı.
Libya'nın fethine başlandı.
Cünd adıyla ilk sürekli ordular kuruldu (ordugahlar).
Divan-ı Cünd adıyla askerî divan ku­ruldu.
İkta sistemi uygulandı. Hicrî takvim kullanıldı.
Sınırların genişlemesiyle birlikte eyaletlere vali ve kadı ta­yinleri ya­pıldı.
Para bastırıldı (Bizans ve Sasani paralarının taklidi).

UYARI:
Hz. Ömer'in halk ile olan ilişkileri ve sorumluluğu İslâm'da sos­yal devlet anlayışının benimsendiğini göstermektedir. Buna örnek olarak Fırat'ta bir kurt, bir kuzuyu parçalasa ilahi adalet bunu Ömer'den sorar. sözü gösterilebilir.


C) Hz. OSMAN DÖNEMİ (644-656)
- İlk İslâm donanmasını kurdu.
- Kıbrıs adası alındı. Rodos kuşatıldı.
- Libya'nın fethi tamamlandı.Tunus'un fethine başlandı.
- Hazar Türkleri ile savaşıldı.
- Horasan valiliği kuruldu. Sasaniler tamamen yıkıldı.

UYARI:
Hazar Türkleriyle yapılan bu mücadele sonucunda, İslâmiye­tin Kafkasya ve Rusya Bozkırlarında yayılması engellenmiştir.


- Bizans ile ilk deniz savaşi yapildi.
- Kur'an-i Kerim çogaltildi.
- Hz. Osman'in devlet yönetimine kendi yakinlarini getir­mesi, diger kabilelerin tepki­sine yol açti. Hz. Osman öldürüldü.

NOT:
Islâm'da ilk huzursuzluklar bu dönemde başladi. Bundan son­raki olaylara da zemin ha­zir­landi.

NOT:
Hz. Ömer'in on yillik hali­feligi sirasinda Irak, Iran, Dogu Anadolu, Misir Azerbaycan ve Suriye Islâm Devleti sinirlari içine alinmiş­tir.


UYARI:
Islâm ordularinin düzenli olarak fethi ile görevlendiril­dikleri ilk ülke Suriye'dir. Su­riye'nin kapilarini Islâm or­du­larina açan Yermük Zaferi­'dir.


UYARI:
Hz. Ebubekir Hire'yi fet­hedip Cizye ye bagladi. Islâm kuv­vetleri ilk defa Firat'i ge­çip Dicle irmagina kadar iler­lediler.


YORUM:
Hz. Ebubekir, Hz. Muham­med'in vefa­tindan sonra Islâm Devleti'ni parçalanmak­tan kurtarmiştir. Bu çabasiyla Is­lâm Devleti­'ne en büyük hiz­meti yapmiştir.


NOT:
Misir'in alinmasiyla Baharat Yollari üzerinde Müslümanlarin hakimiyeti baş­ladi. Dogu Akdeniz'e bir kapi açildi.


HZ. ALI (656 - 661)
- Fetihlerin durdugu ve iç sorunlarin yogun oldugu bir de­virdir.
Cemel (Deve) Olayi
Hz. Ali ´ Hz. Aişe, Talha ve Zübeyr arasinda yaşandi.
Sebep: Hz. Ali'nin , Hz. Osman'in katillerini bulmakta ge­ciktiginin öne sürülmesidir. Mücadeleyi Hz. Ali kazandi.

UYARI:
Müslümanlar arasinda yapi­lan ilk iç savaştir. Bundan son­raki olaylara da zemin ha­zir­lamiştir.


UYARI:
Bu olay sonucunda Hz. Ali merkezi Küfe'ye taşimiştir.


Siffin Olayi:
Hz. Ali ile Şam Valisi Hz. Muaviye arasinda olmuştur.

Sebep: Bundan önceki olaylarin etkisi ve devlet başkanligi meselesidir. Savaş sirasinda Hz. Muaviye harp hilesine baş vurdu ve hakemler olayina gidildi. Hakemler olayinda da hile ya­pilinca; Müslümanlar arasinda görüş ayriliklari ve gruplar ortaya çikti. Bunlar;
1. Hz. Ali yanlilari: Şiiler
2. Hz. Muaviye yanlilari: Emeviler
3. Hariciler: Her iki tarafi da kabul etmeyenler.

NOT:
Bu olay sonucunda Islâm dünyasinda ilk ayriliklar or­taya çikti. Bundan sonraki olayla­rin da temel kaynagi oldu.


661 yilinda Hz. Ali öldürüldü. Böylece Dört Halife Devri sona erdi.



DÖRT HALIFE DÖNEMI'NIN DEGERLENDIRILMESI
1. Halifeler bir tür seçimle iş başina geldiginden bu dö­neme Cumhuriyet dönemi de denir.
2. Kuzey Afrika'nin fethine başlanmiştir.
3. Islâm'da ilk ayriliklar yaşanmiştir.
4. Türklerle ilk komşuluklar ve savaşlar yapilmiştir.

ÖRNEK

Islâm tarihînde, devlet merkezinin Me­dine'den Küfe'ye taşinmasi aşagidaki hangi gelişmenin sonucunda yaşanmiştir?
A) Hz. Osman'in şehit edilmesi
B) Cemel Olayi
C) Siffin Savaşi
D) Hakem Olayi
E) Kerbelâ Olayi

ÇÖZÜM:
Islâm devletinde ilk merkez degişikligi Hz. Ali zamaninda Cemel olayindan sonra ya­şanmiştir. Bunun nedeni ise; Hz. Ali'nin Ce­mel Olayi'ndan sonra böl­gede sosyal ve siyasî destegini yitirdigini dü­şünmesi, kendi taraftar­larinin yogun olarak yaşadigi bir mekani ter­cih etmesidir.
Cevap B' dir.

ÖRNEK

Islâm dünyasini asirlarca sürecek bir mücadeleye sürükleyecek olay aşagidakiler­den hangisidir?
A) Cemel Olayi B) Siffin Olayi
C) Hakem Olayi D) Kerbelâ Olayi
E) Yalanci Peygamberler
ÇÖZÜM:
Islâm toplumunda ilk anlaşmazlik ve hu­zursuzluk Hz. Osman döneminde başlar.
* Ilk iç savaş Cemel Olayi
* Ilk görüş farkliliklari veya gruplaş­malar Hakem Olayi'dir.
* Bu görüş ayriliklarinin kesin olarak oluşmasi ve Islâm dünyasinda Şii - Sünni ya­pilanmasina neden olan olay ise Kerbelâ'dir.
Cevap D' dir.

UYARI:
Müslümanlar arasinda ilk iç savaşla­rin başlamasi
* Cemel Olayi (ilk iç sa­vaş)
* Ilk ayriliklara neden olan Siffin Sa­vaşi sonucu uygula­nan­ Hakemler Olayi
* Kesin ayriliklar ise Ker­belâ Olayi'dir.



YORUM:
- Cemel Olayi
- Siffin Savaşi ve Kerbelâ Olayi bir fetih ya da dini yay­mak için yapilan bir çalişma degildir. Tam tersine Müslü­manlar ara­sinda birlik ve bü­tünlügü bozucu sonuçlar dogur­an iç olaylardir.



EMEVILER (661 - 750)
Kurucusu: Hz.Muaviye Merkez: Şam (Dimaşk)
Yönetim Şekli: Saltanat
Hz. Ali devrinde duran fetihlere yeniden baş­landi.
Ilk düzenli Islâm donanmasi kuruldu.
Istanbul, Müslümanlar tarafindan ilk kez kuşatildi.

UYARI:
Türgişler, Emeviler ile mü­ca­dele ederek, Emevileri Mavera­ünne­hir bölge­sinde dur­durmuş­lar, bu bölgenin Islâmlaşmasini ve Araplaşmasini da engellemiş­ler­dir.


Türk illerine seferler yapilmiştir. (Türgişlerle savaşmişlar­dir.)
Hz. Muaviye ölmeden önce oglu Yezid'i veliaht ilan etti.

YORUM:
Hz. Muaviye bu hareketi ile yönetimde isaltanat yolunu açmiş­tir. Sal­tanatin ilk halifesi Yezid ol­muştur.
Hz. Ali'nin, merkezi Kufe'ye, Emevilerin Şam'a taşimasinin nedeni kendi yönetimlerini destekleye­cek taraftarlarinin bu bölge­lerde yogun olarak bu­lunmasidir.


Yezid döneminin en önemli olayi, Kerbela'da Hz. Hüseyin'in şehit edilmesidir. Bu olay sonucunda Islâm dünyasi kesin olarak Şii ve Sünniler olmak üzere ikiye ayrilmiştir.
Abdülmelik zamaninda;
-Arapça resmi dil ilan edildi. Farsça ve Rumca'nın kullanıl­ması yasaklandı.
-İlk İslâm parası bastırıldı.
-Zalim Haccac Türk illerine seferler yaptı.
Velid zamanında;
- Avrupa'da ilk defa fetihlerde bulunulmuştur.
-711 Kadiks Savaşi'nda Vizigot kralligi yikildi. Ispanya alindi.
-Kuzey Afrika'nın fetihleri tamamlandı.
Hişam zamanında;
-İslâm orduları Fransa'da Frank kralı ile yaptığı (732) Pu­vatya Sa­vaşı'nda yenildi. Bu yenilgi batıdaki İs­lâm ilerleyişini durdurdu ve geri çekilişin de başlangıcı oldu (Osmanlı Devleti'nin II. Viyana yengisiyle başlayan durumu gibi).
Devlet içinde anlaşmazlıkların yoğunlaşması fetihlerin dur­ması, kabile ve taht kavgaları ve Emevilerin kendi soylarını üstün görmeleri, Emevilerde güç kaybına neden oldu.

UYARI:
Emeviler İslâm devletini, zaman ve şartların gereği ola­rak Bi­zans ve Sasanilerden de yararlanarak, tam teşekküllü, usül ve su­numu gelişmiş bir Arap Devleti haline getir­miş­lerdir.


Emevilerin;
-Irkçı bir politika izlemesi;
-Taht ve kabile kavgaları;
-Abbasi ve Şiilerin çalişmasi yikilişlarini hizlandirmiştir.
-Horasanlı Ebu Müslim'in isyanıyla Emevi Devleti'nin siyasi varlığı sona ermiştir.
ÖNEM VE ÖZELLİKLERİ
-Bir Arap İslâm Devletidir. (Irkçıdırlar)
-İstanbul, Müslümanlar tarafından ilk kez kuşatıldı. (Muaviye)
-Fethedilen bölgelerin kültürlerinin etkisi ile İslâm mimari­sinde ve sanatında değişme ve gelişme yaşanmıştır. İslâm mi­marisi, Hristiyan mimarisi ile yarışabilecek düzeye gelmiştir.
- İlk kez Avrupa'da fetihler yapılmıştır.

ÖRNEK


Emeviler devrinde, Araplar kendilerini soylu ve diğer Müslüman uluslardan üstün görmüşlerdir. Bütün valilik ve komutanlıklara, önemli memur­luk­lara Araplar getirilmiştir. İs­lâm kültür ve uygar­lı­ğının oluşmasında büyük katkıları olan, Araplar dışındaki Müslüman kişilere, Arapların kız ver­me­leri yasaklanmış­tır.
Bu bilgilere dayanarak aşağıdaki yar­gı­lardan hangisine varılamaz?
A) Emeviler devrinde ırkçılık politikası izlenmiş­tir.
B) İslâm uygarlığında çeşitli kütlürlerin katkıları vardır.
C) Emeviler devrinde toplumda ayrıca­lıklı bir ke­sim vardır.
D) Emevi yönetimi halka eşit olanaklar tanımış­tır.
E) Emeviler devrinde askerî ve sivil ör­gütler ku­rulmuştur.
(1998 / ÖSS)

ÇÖZÜM:
ÖSS tarzındaki soruların öğrencilerin ba­şarısını değil yeteneğini ölçen sorular ol­duğu bir gerçektir. Bu tip sorularda çözüme gidebileceği­niz bilgi sunulur. Önemli olan bu bilgiyi iyi anlama, anladığını da doğruca yo­rumlamaktır. Burada da soruyu doğru okumak ve dikkati bilgi üzerinde toplamak gereklidir.
Seçenekleri inceleyelim:
A) Emeviler ırkçı politika izlemiştir.
Soru kökünde yer alan Araplar kendi­lerini soylu ve diğer Müslüman uluslardan üstün görmüşler­dir. ifadesi bu şıkkı doğru­lamaktadır.
B) İslâm uygarlığında çeşitli kültürlerin katkıları vardır. Bu şıkka yönelik ifade ise ... İslâm kültür ve uy­garlığının oluşmasında bü­yük katkıları olan, Araplar dışındaki Müslü­man kişilere ... dir.
C) Emeviler devrinde toplumda ayrıca­lıklı bir kesim vardır. Bu şıkka yönelik açık­lama .... Araplar bütün vali­lik ve komutanlık­lara, önemli memurluklara Arap­ları getirmiş­lerdir...
D) Emevi yönetimi halka eşit olanaklar tanımış­tır. Soru kökünün geneline baktığımız zaman ayrı­ca­lıklı bir ırktan bahsedilmektedir. Görev ve me­mur­luklar verilirken kişilerin Müslüman olmasının ya­nında Emevi olmaları önemli görülmüş, Emevi olmayanlara Müslü­man da olsa aynı haklar ta­nın­mamıştır.
E) Emeviler devrinde askerî ve sivil ör­gütler ku­rulmuştur. Soru cümlesinde yer alan valilik ve komutanlık­lara ve önemli memur­luklara gibi ifadeler askerî ve sivil örgütlerin oluşturulduğunu göstermekte­dir.
A, B, C ve E seçenekleri soru kökünde verilmiştir.
Cevap D'dir.
ABBASİLER DÖNEMİ (750 - 1258)
Merkezi: Bağdat
Yönetim şekli: Saltanat
Mansur zamanında, Yunan ve Hellenistlik eserler Arapçaya çevrilmeye başlandı.
Abbasiler en parlak devirlerini, Harun Reşit zamanında ya­şadılar ve Bağdat; bilim, kültür ve sanat merkezi haline geldi.
Memun zamanında; bilim ve sanat alanında gelişmeler de­vam etti. Tercüme çalışmalarına ağırlık verildi.

EK BİLGİ:
Devlet tercüme işlerinin daha kolay yapılabilmesi için ter­cüme büroları olarak Akademiler kurdu. Oluşturulan bu kurum­lara Beyt'ül Hikme adı verilir.


Mustasım zamanında; Türklere büyük önem verildi. En üst komutanlıklara bile yük­selen bu komutanlar (Emirül Ümeralar) zaman zaman ayak­lana­rak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

UYARI:
Emir'ul umeraların isyan etmesi sonucu kurulan bağımsız devletçiklere Tevaif'ul Müluk adı verilir. Bunlara örnek ola­rak, Tolunoğulları, İhşitler ve Tahiriler gösterilebilir.


NOT:
751 Talas Savaşı'ndan sonra Türk-Arap yakınlaşması başla­mış ve Türkler Arap (Abbasi) ordularında görev al­maya başlamış­lardır. Arap or­dularında en üst komutanlık gö­revlerine kadar yükse­lebil­miş­lerdir (Emirul Ümeralıklar). Zaman zaman da merkeze karşı ayaklanarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.


UYARI:
Abbasi Devleti'nin yıkılış nedenlerinden birisi de geniş yetki­lerle donatılmış Emir'ül Ümeralar'ın ayaklanarak ba­ğımsızlıklarını ilan etmeleri olmuştur. Bu yapılanmanın so­nucunda Abbasi Devleti sınır­ları içinde Tevaif'ul Müluk adı verilen büyüklü-küçüklü dev­letçikler ortaya çıkmış, bu da devletin parçalanmasında rol oynamış­tır.


UYARI:
751 Talas Savaşı'ndan sonra Türkler Abbasi yöneti­minde yaygın olarak yer al­maya başladılar. Devlet, Arap ve Türk kültürle­rinin birbirle­rine zarar vermesini önlemek ama­cıyla, Türklere ayrı şehir­ler kurmuştur (Samarra). Mu­tasım zamanında, Türk kültürü İran kültüründen daha ön plana çıkmıştır.




UYARI:
Abbasiler Bizans sınırına yakın bölgelerde Avasım adıyla sınır şehirleri kurmuş­tur. Bu şehirlere özellikle Türkler yerleştiril­miştir.


ÖRNEK

Avrupalı bilginler, eski Yunan'dan Hint'­ ten, İran'dan süzülüp gelen insanlığın or­tak ilim, kültür ve medenîyet değerlerinin te­mel taşları olan eserleri, Arapçadan Lâtinceye tercüme etmişlerdir.
Yukarıdaki bilgiden çıkarılabilecek en doğru yargı hangisidir?
A) Avrupa ülkeleri bilim alanında ge­lişmemiştir.
B) Araplar da bilimsel çalışmalarda bulunmuşlardır.
C) Bilimsel çalışmalarda çeşitli top­lum­ların katkısı vardır.
D) İslâm kültürü İran medenîyetinden etkilenmiştir.
E) Bilimsel çalışmalarda din unsuru belirleyici olmuştur.
ÇÖZÜM:
Çeldiricilerin hepsinin doğru olabilme ihtimali mevcuttur ancak bunlar içerisinde en doğrusunu bulmamız istenmektedir. Bir başka bakış açısıyla en geneline yani bilginin tü­münü kapsa­yan bilgiyi bulmamız istenmekte­dir.
Verilen paragrafta bilimsel bir etkinlik­ten söz edilmektedir. Bu etkinliklerde Yunan, Hint, Latin, İran ve Arap toplumlarının emek­leri vurgulanmaktadır. Yani her toplumun, bu ça­lışmaların yürütülmesinde farklı zaman­larda da olsa katkısı vardır. Bu etkinlikler tek bir topluma mal edilemez
Cevap C' dir.

ÖRNEK

Abbasi halifelerinin;
Tuğrul Bey'e,
Gazneli Mahmut'a ve
Muhammed Togaç Han'a
İslâm'a hiz­metlerinden dolayı sultan unvanlarını ver­mesi halifenin nasıl bir güce de sahip oldu­ğunun kanıtıdır?
A) Ekonomik B) Askeri
C) Dinsel D) Siyasal
E) Kitlesel
ÇÖZÜM:
Papa'nın krallara tac giydirmesi, papa­nın siyasî bir güce sahip olduğunu gösterir. Halifenin de bir takım devlet başkanlarına Sultan unvanlarını vermesi, çok aktif ol­masa da siyasî bir gücü olduğunun işaretidir.
Cevap D' dir.

ENDÜLÜS EMEVİ DEVLETİ (756 -1031)
Abbasilerden kaçan bir grup Emevi;
-İspanya'da Kurtuba merkezli bu devleti kurdu.
-En etkin oldukları alan; bilim, sanat ve mimaridir. Bu alanda Kurtuba Medresesi ve Kütüphanesi önemli hizmetler ver­miştir. Bu dönemde yetişen en önemli filozof İbni Rüşt'tür.

NOT:
Batının İslâm Medeniyetini az da olsa ilk kez tanıması bu devlet zamanında olmuştur.


- Endülüs Emevi Devleti'nin zayıflamasıyla birlikte Tevaif­'ul Mülük'ler ortaya çıktı. Bunların en önemlisi Gırnata merkezli Ben'ül Ahmer dev­letidir. Bu devlet 1492'ye kadar varlığını devam ettirmiştir.
Katolik İspanya Krallığı Müslüman ve Yahudilere karşı zulme başlayınca bu iki toplumu Osmanlı Padişahı II. Beyazıt İspanya'dan kurtardı. Yahudiler'in Osmanlı içinde yaşamayı ter­cih etmesinin sebebi; Os­manlının farklı dinler karşısındaki hoş­görüsü olmuştur.

İSLÂM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET
İlk İslâm Devleti Hicret'in sonucunda Medi­ne'de kuruldu. İlk merkez değişikliği Hz. Ali döneminde Cemel Olayı'ndan sonra yaşandı.
- Dört halife döneminde yöneticiler seçimle belirlenmiş­tir.
- Emeviler döneminde ise Saltanat sistemi uygulanmış­tır.
- Halifelik sembolleri; Hutbe, Hırka, Asa, Mühür ve Pa­ra­'dır (Sikke).
- İlk divan Hz. Ömer zamanında kuruldu.
- İlk sivil divan ve vezirlikler Abbasi döneminde kuruldu. Bu yapılanmada İran - Sasani kültürünün etkisi vardır.
- İlk posta teşkilatı Emeviler döneminde kuruldu (Berid).
Bu işlerin görüşüldüğü kuruma ise, Divan-ı Berid adı veri­lir.
- İlk para Hz. Ömer döneminde bastırıldı.
- İlk İslâm parası ise Emeviler zamanında bastırıldı (Abdülmelik).
- Maliye görevlilerine Muhtesip denir.
- Devlet gelirlerinin toplandığı hazineye Beytül Mal de­nir.
- Ekonomi işlerinin görüşüldügü ku­ruma Divan-i Haraç adi verilmiştir.
- Devlet gelirleri: Sadaka (zekât), gani­met, haraç ve ciz­ye'dir.
- Sosyal yapı: İslâm devletinde halk sosyal tabakalara ay­rılmış­tır.
- Halifelik ailesinin idaresinde bulunan­lar
* Arap olmayan Müslümanlar (M*******i)
* Zımmiler (Gayri Müslim)
* Köleler
ÖRNEK

İslâmiyetin gelmesiyle birlikte Arap Ya­rımadası'nda kapalı kalan Araplar bu dini yaymak amacıyla dışa açıldılar. Farklı kültür ve medenîyetlerden etkilenerek önemli eserler verdiler.
Farklı toplumlarda karşılaşan İslâm kültürü en çok hangi alanda değişim gös­termiştir?
A) Askeri alanda
B) Dini inançlarda
C) Ekonomik koşullarda
D) Uygarlıkta
E) Siyasi hayatta

ÇÖZÜM:
Verilen paragrafın son cümlesinde so­ruyu doğru çözümlememize yardımcı olacak bilgi sunulmuştur. Farklı kültür ve medeniyet­lerden söz edilerek medeniyet alanında bir de­ğişimin yaşandığı vurgulanmıştır.
Cevap D'dir.

- Bilim ve sanat dili olarak Emevilere kadar Farsça ve Rumca kullanılmış; Emeviler dö­ne­minde Arapça resmi dil kabul edilmiş ve diğer dillerin kullanılması ya­saklanmıştır. Devlet görev­li­lerinin ve halifenin düşman­ları­nın hal ve hare­ket­lerini an­layıp bildirmek, ya­zışma­ları yerine ulaş­tırmakla görevli berid (Posta) teşkilatı Emeviler zamanında kurul­muştur.
- İslâmiyet'ten önce Araplarda yazılı hayat gelişmemiş­tir. Hz. Muhammed'in hayatını ve faali­yetlerini yeni nesillere aktarma zorunlu­luğu yazılı hayatın başla­masında önemli bir etkendir.
- Bilimin en çok geliştigi zaman Abbasi­ler dönemidir. Bu dönemde Bagdat dogudaki en önemli bilim ve kültür merkezidir. Yine Ab­basiler zamaninda yabanci eserler Arapçaya çevrilmiştir.
- İslâmiyet'i kabul eden toplumlar, din­lerinin mukaddes ki­ta­bını okuyabilmek için Arapçayı öğrenmek zorunda kalmışlardır. Böylece Arapça milletlerarası bir dil ha­line gelmiştir.
- İslâmiyet zayıf kültürlü toplumlarda yavaş yavaş Arap­laşma şeklinde ortaya çıkmış­tır. Bu bilgiden çıkarıla­cak en doğru yargı bu özelliğe sahip toplumların milli benliklerini yitirmeleridir.
- Güçlü kültüre sahip toplumlarda bu değişim yaşan­mamış­tır (İran ve Türk toplumlarında olduğu gibi.).
- Merkezin Kufe'den Şam'a taşinmasiyla birlikte, mima­ride Bizans etkisi de görülmeye başlar. Bu etkileşimin sonucu, Islâm mimarisi Hristiyan mimarisiyle yarişabi­lecek duruma gelmiştir.
- Emeviler, İslâm mimarisine Minare ve Mihrabı ka­zan­dırmışlardır. Mimaride; Suriye'de Roma ve Bizans; İran'da Sa­sani, Mısır­'da ise Eski Mısır sanatının et­kisi görülür.

NOT:
İslâm medenîyeti Arap kültüründen ibaret değildir. Bu me­de­niyetin oluşumunda Yunan, Hint, Bizans, İran ve Türk kültürle­rinin etkisi vardır. Bu etkileşim sürecinde İslâmiyetin Vahdaniyet (birlik) ilkesine ters düşen anlayışlar alınmamış­tır.


ÖRNEK

Abbasi Devleti yıkıldıktan sonra, Abbasi soyundan bir şehzade Mısırdaki Memlük Devleti'ne sığınmıştır. Memlük sultanları Ha­life sıfatını taşıyanlara devlet yönetiminde hiçbir yetki vermemişler, halifeliğin dinsel nüfuzundan faydalanma arzusunda olmuşlar­dır.
Sadece bu bilgiler dikkate alındığında Memlüklülerin Halifeyi ülkelerinde barın­dırmalarının en önemli amacı aşağıdaki­lerden hangisidir?
A) İslâm devletleri içerisinde üstün hale gelmek
B) Müslümanların tepkisini çekmemek
C) Abbasi Devleti'nin ekonomik gücünü arttırmak
D) Memlük Devleti'nin ekonomik gü­cünü arttırmak
E) Türklerin devlet yönetimindeki gü­cünü kırmak

ÇÖZÜM:
Halife Dünyada yaşayan tüm Müslüman­ların lideridir. Memlüklular, Abbasi halifesini himayeleri altına almakla, Dünya Müslüman­ları üzerinde diğer Müslüman devletlere göre daha etkin bir konuma gelmeyi amaçlamışlar­dır.
Cevap A'dır.
Reklam
 
HOŞGELDİNİZ...!!!
 
Tavsiye Edilen Bağlantılarımız
 
Dünyanın En Güncel Teknolojisi Sitesi WwW.DunyaninTeknolojisi.CoM

Kaç Kişi Sitede?
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=